KALBİM’DEN GEÇENLER 

                                          -----------------------------------

 

Kalbimiz...

Yaşadıklarımızı en çok yansıtan mucizevi bir organdır.

Seviniriz, üzülürüz, coşarız, kızarız...

Ama ne hissedersek hissedelim,

Duygularımız mutlaka kalbimize yansır, ve orada sevgi olur, aşk olur, özlem olur ,dert olur, sevinç olur… Vefa olur, dostluk olur ve cesaret olur...

Ama ille de hayat olur.

Çünkü duygularımızın bir ömür boyu yorduğu kalbimizin tik-takları durmaksızın atması gerekir.

Tabii ki sağlıklı atması şart...

 

Başımdan geçen bir kalp sancısının öyküsünü anlatacağım sizlere... Yanlış anlamayın, bu bir sevda masalı değil, bir aşk hikayesi hiç değil...

 

Kalbim tekledi... Bu yaşta kalbimde aşkın büyülü sıcaklığı olacak değil ya... Elbette herkesin bu yaşlarda başına gelebilecek kalp yetmezliği...

 

Yıllar boyu durmaksızın çalışan yorgun kalbim zamanın çizgilerini yüzümde taşıdığım 60’lı yaşların başlarında tehlike sinyalleri verir.

 

Kalp bu... Hayatın merkezine kurşun gibi oturur.

Çünküyaşamla ölüm  arasındaki  ince çizgi”, kalbimizin atışları ile çizilir...

 

Tehlike sinyali!

Birkaç günlük tetkikler sonucu kendimi anjiyoda buldum.

Sonuç: Damar tıkalı., koroner  arter bypass cerrahisi yolu görünüyor.

 

Yumruğumuz büyüklüğündeki 280-300 gram ağırlığındaki sağlıklı kalbimiz vücudumuza bir günde 8 ton kan pompalıyorken, tıkalı damarımdan dolayı kalbim normal çalışamıyor… Kalp yetmezliği…

 

 

Gençlik yıllarımızda hani yürekte bir pır pır, bir kıprışma olurdu ya... Bazen de o yürek gümbür gümbür atardı da… “Başını göğsüme yasla kalbimi dinle” şarkısını dinlerdik ya... Hey gidi günler...

 

Meğer iman tahtam sızlarmış, canım yanarmış da haberim yokmuş.

İnceden inceye yüreğim yufkalaşıyor, damarlar daralıyor ve sık sık afakanlar bastırmaya başlamış bile... Zavallı kalbim, bir kuş gibi göğüs kafesimden uçup gidecekmiş de haberim yokmuş.

 

Anjiyo odasında yatarken başıma Hakan hoca geldi. “Prof. Dr. Hakan Gerçekoğlu”. Bana acilen bypass ameliyatı olmam gerektiğini söyledi. Ardından operasyonu ve sonrasını detayları ile anlattı. Ya yarın ya da 10 gün sonra, hemen kararımı vermemi istedi. Evet mi... Hayır mı... Dar ağacına giden mahkum gibi hissettim kendimi. Hayatım ve kalbim için vereceğim karar için düşünmeye zamanım yoktu...

 

 

Öylece doktorun yüzüne bakakaldım... Bir şeyler söylemek istedim. Sesimi çıkartamadım. Çaresizce eşimin gözlerine baktım... Bana “Yaşaman gerekli, seni dualarımla yaşatacağım” der gibi  başını salladı... Eşimden aldığım güçle hocaya döndüm. “Kalbimi sana teslim ediyorum, iyileştir... Bu kalp seni unutmayacak” dedim...

 

Ertesi sabah 4 saat süren bypass ameliyatı, 3 damar değişimi ve zorlu geçen bir yoğun bakım gecesi... Sonrası 7 günlük hastane odasında yenilenen kalbimin hayata intibak eğitimi ve göğsümün tam orta yerinde yukarıdan aşağıya kesilmiş-dikilmiş bir yarayla taburcu edilişim...

 

Yenilenen bir kalp,  bir süre kısıtlanan bir yaşam...

 

Yaşadığım bu süreç içinde kalbimin unutmayacağı başka kişiler de var. Onlardan bahsetmeden geçemeyeceğim…

 

  • Karaköy sağlık servisimizin, hastalığımın tedavi, tetkik ve sevk aşamalarındaki gösterdiği, ilgi ve kolaylıklarını, daha önemlisi anlaşmalı olduğumuz özel hastanede üst gelir düzeyindeki insanlarla aynı hizmeti almanın onurunu yaşattıkları için, ayrıca ilgisini hiç eksik etmeyen YKB emekli sandığı vakfı Genel Md. Sayın Dursun Taparlı'ya,

 

  • Hastanede ziyaretime gelme nezaketinde bulunan YKB Emekli Derneği Başk. Sn. Erol Yaman'a

 

  • Hastanede bizzat ziyaret eden dernek ve lokal sitelerinde veya telefonla geçmiş olsun  dileğinde bulunan YKB'lı arkadaşlarıma...

 

  • Aynı dönemde by-pass olan, hastane arkadaşlığı yaptığım babacan tavırları ile bana moral desteği veren bankamız duayeni, Yapı Kredi’de iz bırakan Erdem abiye: Erdem Aldemir

 

  • Tatildeyken bile her gün telefonla arayıp sağlığımı soran, bu yazıyı yazmamı önerip sizlere ulaşmasını sağlayan Emekli Der. Kadıköy Başkanı Sn. Tolon Şimşek' e,

 

Teşekkürlerimi sunarım.

 

Bu kalp sizleri de unutmayacaktır.

Sağlıklı kalın. Kalbinizin sesini hep duyun,  sevgili dostlar.

 

 07.08.2011

 İsmail Karaduman

 kara.duman.4@hotmail.com