Ülkemiz Büyürken,
emekliler büyümeden pay aldı mı?
26/09/2011
Değerli Üyelerimiz.
3 aylık çalışma dönemimizi tamamladığımız bu günlerde, yaz sezonunun sonuna da geldik. Sezon nedeniyle emeklilerimizin bir kısmı tatil beldelerine giderken, bir kısmı da bulunduğu şehirlerde yaşam mücadelesine devam ettiler. Biz de İntibak yasası çıkartılması ve refah payı verilmesi için girişimlerimize devam ettik.
Bu dönemde ülkemizde yıllık büyüme hızının arttığı ortaya çıktı. Yazılı ve Görsel basında; büyüme hızının % 8,8 olduğunu yazanlar da var, bu büyümenin “içindekinin zayıflamasından dolayı elbisenin bollaşması” benzetmesiyle, sanal büyüme olarak tarif edenlerde.. 2010 yılının ilk yarısında milli gelir 49.0 milyar TL idi. Bu yılın aynı döneminde 54.0 milyar TL oldu. Ekonomi yüzde 10.2 büyüdü. Başka anlatım ile ülkede yaratılan gelir, sabit fiyatlarla yüzde 10.2 arttı Milli gelir artınca tüketim harcamaları da % 10 arttı. Tüketime harcamalarına baktığımızda 4 kalem özellikle dikkat çekiyor. Gıda Tüketimi %25, ulaştırma % 17,konut giderleri %10, mobilya ve ev aletleri %12 artmış. “Büyümeden kimler pay alıyor ? Büyümenin Emekliye yararı var mı?” Ülke genelinde büyüme demek; gelir artışı,yatırım ve dolayısı ile işsizliğin azalması demektir. Yatırımlar arttı mı ? Kaç fabrika kuruldu ? İşsizlik mi azaldı ? Ne gezer,bu göstergelerde olumlu gelişmeler sağlanamadı.Sadece sanal bir büyüme olduğu görüşüne bu nedenle hak veriyoruz.
Artan milli gelirden, ülkemizde herkes eşit olarak yararlanmaz. Ama artan gelir birilerinin cebine girer ve ceplerinden tüketim için yatırım için çıkar. Ama işsizlik ve yoksulluk devam eder. Anlaşılamayan mesele de bu işte.
Türkiye sürekli büyürken Emekliler milli gelirden pay almadığı gibi, ne iş, ne de insanca yaşam seviyesinde aş bulabiliyor. Emekliler, İş bulsa veya iş kursa o zaman da SGDP başına dert oluyor.
Ülkemizde büyüme var.. Ancak büyüme/Milli Gelir artışı hiçbir zaman gelir dağılımı hassasiyeti içinde yorumlanamıyor. İşçi ve memur zamları enflasyona göre hesaplanıyor, Çalışana ve Emeklilere büyümeden refah payı verilmiyor. İşsizlik oranı da yüksek olunca gelir dağılımı sürekli olarak çalışanlar ve emekliler aleyhine bozuluyor.
Bir konuşmasında, Başbakan Tayyip Erdoğan “Krizler kapitalizmi sorgulamak imkanı verdi. Dünyada çalışma sürelerinde, ücretlerde ve iş güvenliğinde sorunlar var.Bunların çözümü insanlık borcu.. İnsanı temel alan ekonomik modele geçmeliyiz.” diyor. Ancak iş emekli maaş zamlarına gelince, 8 yıldır hükümetin ve ÇSGB lığının aklına, emeklilere büyümeden refah payı vermek gelmedi ve büyüme denen göstergenin de emekliye hiçbir faydası olmadı. Bu nedenledir ki ülkemizde, gelir dağılımına, insan faktörüne ve sosyal adalet ilkelerine değer veren ekonomi politikalarına öncelik verilmesini, 12 Haziran 2011 seçimlerinde hem meydanlarda söylenen, hem de 61.Hükümet programında yer bulan ”çalışan ve emeklilerin milli gelirden daha fazla pay almalarını sağlamaya devam etmek” sözünün 61. hükümet tarafından yerine getirilmesini bekliyoruz.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn Faruk Çelik, 07/09/2011 tarihli açıklamasında “1981-2011 yılına kadar aynı şartlarda aynı süre çalışmalarına rağmen farklı ücrete tabi tutulan vatandaşlarımızın ve emeklilerimizin durumlarını 2 ay içinde ortaya çıkartacağız.Kademeli olarak maaşlarındaki farklılıkları nasıl gidereceğimizi kamu oyu ile paylaşacağız” demektedir. 1981 yılından beri SGK da farklı aylık bağlama sistemleri uygulanmıştır. Farklı aylık hesaplama sistemleri yüzünden emekli maaşlarının farklı ödenmesi, emekliler arasında karamsarlığa,hoşnutsuzluğa neden olmaktadır.Bu konu da Hükümet programına alınmış ve farklılığın düzeltileceği sözü verilmişse de İntibak Yasası bu güne kadar çıkartılamamıştır.
Uzun zamandır emekli maaş farklılıklarının giderilmesi, emeklilere de büyümeden refah payı verilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 22 Eylül 2011 günü Emekli Bankacılar Platformu olarak hazırladığımız talep ve önerilerimizi yazılı olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn Faruk Çelik’e ilettik, taleplerimizin öncelikle çözüme kavuşturulmasını istedik.
Değerli üyelerimiz ve Emekli arkadaşlarım,
Derneğimizin amaçları arasındaki bir başka konu da ; ihtiyaç içindeki üyelerimize sosyal yardım sağlamak ve üniversitede okuyan çocuklarına, sağlanan kaynaklara paralel, daha fazla sayıda Karşılıksız Eğitim Yardımı “K.E.Y BURSU” verebilmektir. Bu amaçla 3 yıldır Bankamızla yaptığımız görüşmelerde sona gelinmiştir. Bankamız çalışanlarının ve emeklilerimizin, K.E.Y. Bursu olarak kredi kartı ile bağış yapabilmeleri sağlanmış, derneğimize Yapı Kredi Bankamız desteği ile P.O.S bağlanmış ve P.O.S net bağlantısı da sağlanmıştır. Bu konuda desteklerinizi bekliyoruz.
Derneğimizin 06/09/2011 günkü üye sayısı 5857 olmasına karşın YKB Emekli sandığı vakfından emekli ve hak sahibi olarak maaş alanlar 12385 kişidir. Özel banka emekli sandığı vakıflarının 2013 yılına kadar SGK devirlerinin söz konusu olduğu bu dönemde Yapı Kredi Bankası emeklilerinin yasal temsilcisi olan derneğimizin üye sayısının da arttırılmasına gayret sarf ediyoruz. Bu çalışmalar için Üye olmayan emeklilerimizin listeleri; Ankara, Adana, İzmir, Bursa ve Kadıköy şubelerimize gönderilmiştir. İstanbul ve civarındaki illerde yaşayan emeklilerimize de genel merkezimizden ulaşmaya çalışmaktayız. Dernek üyesi her emekli arkadaşımızın, üye olmayan bir YKB emeklisini üye yapmasıyla derneğimizin üye sayısı bir çırpıda % 50 ye yakın artar. Üyelerimizin, Emekli arkadaşlarımızın bu konuda desteklerini bekliyor, sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Erol Yaman
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Emeklileri
Sosyal Yardımlaşma Derneği
Genel Başkanı
|